BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR? BOŞANMA DAVASINI KİMLER HANGİ SÜREDE AÇABİLİR?

Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre resmi nikah ile evlenen kişilerin bazı boşanma sebeplerine dayanarak evlilik birliğini sonlandırmak istediklerinde açılacak dava boşanma davasıdır.

 

BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR?

Boşanmak isteyen taraf yerleşim yeri olan il veya ilçe adliyesinde aile mahkemesi kalemine giderek boşanmak istediğine dair yazdığı dilekçeyi verip harç masraflarını yatırarak davasını açabilir. Boşanma dilekçesinde boşanmaya dair iradesini ortaya koyarak neden boşanmak istediğine dair sebeplerini yazıp deliller gösterilerek dava açılması gerekir. Aksi taktirde mahkeme davayı reddecektir. Mahkeme hakimine boşanmayı haklı gösterecek sebepler belirtilmelidir ki hakim bu konuda vicdani kanısına göre karar verebilsin. Her boşanma davası sonucunda hakimlerin boşanmaya karar vermesi söz konusu değildir. Hakimde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı konusunda yeterli kanı oluşmadıysa davayı reddedebilecektir. Dolayısıyla dava dilekçesinin eksiksiz ve tam hazırlanması büyük önem arz etmektedir. Bu hususta bir boşanma avukatı hukuki yardımını almak gerekebilir. Gerek mahkemedeki usul-i işlemlerin gerekse esasa ilişkin işlerim doğru bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için boşanma avukatı  vekaleti verebilirsiniz. Aksi taktirde davanızın reddedilme olasılığı doğabilir ya da eksik taleplerle açtığınız davanızda nafaka, tazminat gibi birtakım haklarınızdan yoksun kalabilirsiniz.

Çekişmeli boşanma davası dışında başvurabileceğiniz bir diğer hukuki yol anlaşmalı boşanma davası açmaktır. Bunun için taraflarca bir boşanma protokolü düzenlenir. Bu protokolde tarafların üzerinde anlaştığı tüm konular yazılır. Boşanma arzusu, nafaka ve tazminat talepleri, velayet ve ebeveynden birinin çocuk ile kişisel ilişki tahsisi gibi hususların hepsi bu anlaşma protokolünde düzenlenmelidir. Boşanma avukatı tarafların bu protokolünü hazırlayabilir ya da taraflar kendileri de hazırlayıp imza altına alarak mahkemeye sunabilirler. Her ne kadar adı anlaşmalı boşanma olsa da bu da bir davadır. Ve hakim tarafların her ikisini de duruşmada dinleyerek karar verir. Tarafların duruşmaya katılmaları ve boşanmaya yönelik iradelerini arz etmeleri zorunludur. Anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davalarına göre daha kısa sürede sonuçlanmaktadır. Her iki dava türünde de boşanma avukatı yardımı almak sürecin takibi açısından büyük kolaylık sağlayacaktır.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

TMK’da boşanma sebepleri genel ve özel olarak ikiye ayrılır;

Genel Boşanma Sebepleri

şiddetli geçimsizlik olarak da bilinen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasıdır. Bu sebebe bağlı olarak aralarında sürekli anlaşmazlık olan, birbirlerine sevgi ve saygısı kalmayan, hayat görüşlerinde farklılıklar olan taraflar bu sebebe bağlı boşanma davası açabilirler.

Özel Boşanma Sebepleri

Zina, Hayata kastı pek kötü veya onur kırıcı muamele, terk, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme ve akıl hastalığıdır .

Sayılan bu boşanma sebeplerine dayanarak davacının iddialarını somut delillerle ispat etmesi karşısında mahkeme boşanmaya karar verebilecektir. Bu anlamda her türlü yasal delile başvurarak dava açılabilir. Önemli olan boşanma talebini haklı çıkaracak delillerin ortaya konulmasıdır. Aile mahkemeleri ekseriyetle tanık delilini nazara alarak karar verirler. Bu sebeple davacı davasını ispat ederken yaşanılan olaylar hakkında bilgisi ve görgüsü bulunan tanıkların mahkemede dinlenilmesini talep edebilir.

Boşanma davası açılırken boşanmanın yanında birtakım talepler de olabilir. Bunlar nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi ile ilgili konulardır. Müşterek çocuk bulunması halinde çocuğun bakım ve giderlerine katkı sağlamak için iştirak nafakası talebinde bulunulabilir. Ayrıca boşanmayı isteyen eş maddi durumu elverişli değil ise kendisi için de yoksulluk nafakası adı verilen nafakayı talep etmelidir. Boşanma yüzünden menfaatleri zarar görmüş tarafın tazminat isteme hakkı da vardır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar görmüş taraf manevi tazminat isteyebileceği gibi, maddi olarak boşanma kararı sonrası ve dava sürecinde zorluk yaşayacak, evlilik birliği içinde kazandığı yaşam standardının altına düşecek ise menfaat kaybına uğramamak için maddi tazminat da isteyebilir. Bu taleplerde başlangıçta istenen manevi tazminat miktarı sonradan arttırılamaz ancak maddi tazminatta artırma yoluna gidilebilir. Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanma davası kesinleşmeden gerçekleşmez. Çünkü tasfiye boşanma davasının kesinleşmesine bağlı olarak yapılır. Dolayısıyla mal rejiminin tasfiyesi için açılan davalarda ön şart boşanmanın kesinleşmesidir. Mal rejiminin tasfiyesi için ayrı bir dava açılır. Bu davanın boşanma davasının açılmasının akabinde yapılmasında yarar vardır. Çünkü davalı eşlerin davacı eşten mal kaçırmak adına elde olan taşınmaz veya taşınırları elden çıkarması yani üçüncü kişilere satması ya da bağışlaması söz konusu olabilir. İkinci bir yarar ise mal rejiminin tasfiyesinin de aynı mahkemede görülmesini sağlamaya yöneliktir. Boşanmaya karar veren mahkeme taraflar hakkında bilgi sahibi olduğu için bu davayı kendisinin görmesinde de yarar vardır.

Çocukların velayeti hangi tarafta bırakılmak isteniyorsa bu konuya ilişkin ifadeler de boşanma dilekçesinde yer almalıdır. Mahkeme velayeti kendinde bırakılmayan tarafa çocukla kişisel ilişki kurulması için belirli günleri belirler. Örneğin hafta sonlarının belirli gün veya saatleri, özel günler, resmi ve dini bayramlar ile anneler günü ya da babalar gününde çocukla kişisel ilişkinin kurulmasına karar verebilir.

Boşanma davaları açılırken eşinden şiddet görmüş ya da görme ihtimali olan bireyler Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 5. maddesine göre hakim bazı önleyici tedbirler verebilir. Örneğin ortak konutun korunana özgülenmesine ve şiddet uygulayanın derhal uzaklaştırılmasına karar verebilir.

BOŞANMA DAVASINDA TALEPLER

Boşanma davası açılırken boşanmanın yanında birtakım talepler de olabilir. Bunlar nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi ile ilgili konulardır. Müşterek çocuk bulunması halinde çocuğun bakım ve giderlerine katkı sağlamak için iştirak nafakası talebinde bulunulabilir. Ayrıca boşanmayı isteyen eş maddi durumu elverişli değil ise kendisi için de yoksulluk nafakası adı verilen nafakayı talep etmelidir. Boşanma yüzünden menfaatleri zarar görmüş tarafın tazminat isteme hakkı da vardır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar görmüş taraf manevi tazminat isteyebileceği gibi, maddi olarak boşanma kararı sonrası ve dava sürecinde zorluk yaşayacak, evlilik birliği içinde kazandığı yaşam standardının altına düşecek ise menfaat kaybına uğramamak için maddi tazminat da isteyebilir. Bu taleplerde, başlangıçta istenen manevi tazminat miktarı sonradan arttırılamaz ancak maddi tazminatta artırma yoluna gidilebilir.

Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanma davası kesinleşmeden gerçekleşmez. Çünkü tasfiye boşanma davasının kesinleşmesine bağlı olarak yapılır. Dolayısıyla mal rejiminin tasfiyesi için açılan davalarda ön şart boşanmanın kesinleşmesidir. Mal rejiminin tasfiyesi için ayrı bir dava açılır. Bu davanın boşanma davasının açılmasının akabinde yapılmasında yarar vardır. Çünkü davalı eşlerin davacı eşten mal kaçırmak adına elde olan taşınmaz veya taşınırları elden çıkarması yani üçüncü kişilere satması ya da bağışlaması söz konusu olabilir. İkinci bir yarar ise mal rejiminin tasfiyesinin de aynı mahkemede görülmesini sağlamaya yöneliktir. Boşanmaya karar veren mahkeme taraflar hakkında bilgi sahibi olduğu için bu davayı kendisinin görmesinde yarar vardır.

Çocukların velayeti hangi tarafta bırakılmak isteniyorsa bu konuya ilişkin ifadeler de boşanma dilekçesinde yer almalıdır. Mahkeme velayeti kendinde bırakılmayan tarafa çocukla kişisel ilişki kurulması için belirli günleri belirler. Örneğin hafta sonlarının belirli gün veya saatleri, özel günler, resmi ve dini bayramlar ile anneler günü ya da babalar gününde çocukla kişisel ilişkinin kurulmasına karar verebilir.

KADINA KARŞI ŞİDDET VARSA

Boşanma davaları açılırken eşinden şiddet görmüş ya da görme ihtimali olan bireyler için Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 5. maddesine göre hakim, bazı önleyici tedbirleri verebilir. Örneğin ortak konutun korunana özgülenmesine ve şiddet uygulayanın derhal uzaklaştırılmasına karar verebilir.

BOŞANMA DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Boşanma davasında görevli mahkeme Aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Örneğin eşinizle birlikte Polatlı‘da ikamet ediyordunuz. Ancak boşanmaya karar verdikten sonra eşiniz kendi memleketine siz de ailenizin yanına başka bir şehre yerleştiniz. Davayı ister kendi ailenizle yaşadığınız şehirde isterseniz eşinizin memleketinde isterseniz de son altı aydır birlikte yaşadığınız Polatlı‘da açabilirsiniz.

BOŞANMA DAVASINIZ KİM HANGİ SÜREDE AÇABİLİR?

Boşanma davası açmak için belirlenmiş kanuni bir süre yoktur. Ancak önemli nokta eşinizin özel boşanma sebeplerinden birini gerçekleştirmiş olması ve bundan sonra da sizin onu affetmeniz halinde o boşanma sebebine dayanarak dava açamazsınız. Örneğin eşiniz sizi aldattı ve bir süre sonra siz onu affettiniz; yeniden birlikte yaşamaya başladınız, çocuk yaptınız, birbirinize hediyeler aldınız ise onu affetmiş sayılırsınız ve artık eşinizin sizi aldatma sebebine dayanarak boşanma davası açamazsınız. Fakat yeni bir boşanma sebebi doğdu ise veyahut eşiniz sizi tekrar aldatırsa bu yeni aldatmaya karşı boşanma davası açabilirsiniz.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir